TAKIM YILDIZLAR

SERPENT (YILAN) TAKIM YILDIZI

Serpents veya yılan, Yunan astronomu Ptolemy tarafından ilk yüzyılda listelenen 88 takım yıldızdan biridir. Takımyıldızı şekil bakımından biraz kabaca temel alındığı Su yılanı Takımyıldızını andırsa da, ana farklılığı yılanın kendine özgü ayrı bir başının olmasıdır, ki su yılanında bu yoktur.

Serpens, göklerdeki iki ayrı takımyıldıza bölünen tek takımyıldızdır:

Serpens Caput (yılanın başı)

Serpens Cauda (yılanın kuyruğu).

Her iki takımyıldızın kendi ayrı sınırları vardır. Ancak her ikisi de birbirine ve Ophiuchus takımyıldızına bağlıdır. Böylece bu üç takım yıldız astronomik olarak tek bir takım yıldız olarak kabul edilir.

Takımyıldızındaki en parlak yıldız Unukalhai (Alpha Serpentis) dır. Arapçada ‘Unuq al-Hayyah’ olarak bilinir. Yılanın boynunu temsil eder. Yılan takım yıldızında bulunmasına rağmen 20-21-22 derece akrep burcuna yerleşmiştir. Akrebin, yılan yani şifacı yönüdür. Alya (Theta Serpentis) ise yılan kuyruğunun ucunu işaret eder.

Serpentin ortasındaki Orpicus Takımyıldızın en parlak yıldızı baş kısımındaki Ras Alhague (Alpha Ophiuchi)  2.kadirden bir yıldızdır.  İkinci Parlak yıldızı Sabık, üçüncüsü de Marfik’tir.

Kartal Bulutsusu-Yaratılış Sütunları

Serpents ayrıca, M16, Kartal Bulutsusu olarak da bilinen yaygın bir bulutsuyu da içerir. Görüntüsü uçan bir kartalı andırmaktadır. Yaratılış Sütunları olarak bilinen yıldız oluşturan bir bölge içerdiğinden, gökyüzündeki en ünlü bulutsulardan biridir. Burası, yeni yıldızların ve yeni güneş sistemlerinin oluştuğu toz ve gaz bölgesidir. İlk olarak 1745 yılında İsviçreli gökbilimci Jean-Philippe Loys de Cheseaux tarafından keşfedilen Kartal Bulutsusu, Dünya’dan yaklaşık 7.000 ışık yılı uzakta yer alıyor ve Yılan takımyıldızındaki yıldızların doğduğu bir yer olarak biliniyor.

Komşular, borderları: Samanyolu merkezinin kuzeybatısında Aquila (kartal) , güneyde Scorpius (akrep) ve Libra (terazi), kuzeyde Saggitarus (Yay) ve Herkül  arasında geniş bir alanı kaplar.

Yunan mitolojisinde Serpens (yılan) takımyıldızı, Ophiuchus (yılancı) takımyıldızı ile temsil edilen şifacı Asclepius tarafından tutulan dev bir yılanı temsil eder. Asklepios, yılanın üst yarısını sol elinde ve kuyruğunu sağ elinde tutarak tasvir edilir. Göksel yılanı ellerinde tutan Orpheus (yılancı) adını almış ve ölümsüzlüğü simgeleyen mitolojik kahraman olarak gökyüzüne yerleşmiştir.

Ek bilgi: Güneş gökyüzünde dairesel bir yörüngesi vardır. Buna ekliptik denir. Yörüngesinde ilerlerken 88 takım yıldız içinden 13 tanesinin önünden geçer. Bu nedenler ortaya çıkmış 13. Burç kavramı oluşmuştur. Yılancı (Orpicus) takımyıldızı akrep ile iç içe olduğundan bu bölge Babil döneminde sadece akrep olarak isimlendirilmiştir. Bu düzenleme zaman içinde 13 tane burç olduğu gibi yanlış bir algıya neden olsa da, astrologlar bu kavramın doğru olmadığını bilirler. Sonuçta takım yıldız ve burç kavramı birbirinden ayrı konulardır. Bu tip yanlış bilgi içeren yayınlar, günümüzdeki bilgi kirliliğine örnek gösterilebilir.

ASKLEPİOS (ASCLEPİUS)

Asklepios, Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlığın tanrısıdır. Apollon ve Koronis’in oğludur. Teselya Kralı’nın kızı Koronis tanrı Apollon ile ilişkiye girer ve ondan gebe kalır. Ne var ki, tanrının çocuğunu karnında taşırken Arkadya’dan gelen bir yabancıyı da yatağına alır. Apollon kız kardeşi Artemis’i Koronis’i cezalandırmak üzere görevlendirir. Artemis de kadını bir odun yığınının üzerinde diri diri yanmaya mahkûm eder. Kadın alevler üzerinde can vermek üzereyken, Apollon çocuğunu Koronis’in karnından alır. Çocuğu yetiştirmesi için öğretmen Centeur Chiron’a verir.

Bu olay hekim-tanrının son anda kurtarıcı olarak yetişmesinin simgesidir. Chiron Asklepios’a hekimlik sanatını öğretir. Asklepios böylece usta bir hekim olarak yetişir, hekimliğin, şifanın ve cerrahlığın tüm bilgilerini edinir.

Asklepios, elindeki asasını (ki bu asa da bugün bildiğimiz, tıbbın simgesi olan yılan dolanmış asadır.) yanından hiç ayırmaz, gittiği her yere onu da götürür, yorulduğu zaman da ondan destek alırdı. Hastaları tedavi etmek, insanlara yardım etmek için bu asa ile dolaşırdı. Daha öteye giderek, ölüleri bile diriltmeye çalıştı. Bunu Athena dan aldığı Medusa’nın kanıyla başardı. Gorgon Medusa’nın sağ tarafındaki damarlarda zehirli, sol tarafındaki damarlarda şifalı kan vardır.  Asklepios bu şifalı kanla ölüleri diriltme yoluna gitmiştir.

Ancak insanların ölümsüz olması fikri, hem Zeus’un iktidarını sarsmış hem de yer altınının tanrısı Hades’i çok kızdırmıştı. Asklepios Orion’u hayata döndürmek üzereyken, Zeus başına bir şimşek fırlatarak onu öldürür. Bunun karşılığında Apollon’da, Zeus’a yıldırımları bağışlayan Kykloplar’ı öldürerek, oğlunun öcünü alır. Asklepios’un ölümünden sonra Zeus cesedini Ophiuchus takımyıldızı olarak yıldızlar arasına yerleştirdi. (Yılan Sahibi)

Asklepios’un yılan dışında diğer simgeleri, çam kozalakları, defne dalları, keçi ve köpektir. “Tedavi edici” ye ek olarak, bu yılan “Bilgelik, şifa ve yenilenme sembolü” olarak kabul edildi.

Asklepios’un yok oluşundan sonra hekimlik sanatını kızı, Hygieia (Yunanca sağlık anlamına gelir) ve oğulları, Asklepiades adında bir lonca düzeni içinde sürdürmüşlerdir. Asklepios’un onuruna, ritüelleri iyileştirmek için belirli bir tür zehirsiz yılan kullanıldı ve bu yılanlar, (Aesculapian yılanları) hasta ve yaralıların yattığı yatakhanelerde yerde serbestçe dolaşırlardı. MÖ 300’den itibaren, Asklepios kültü çok popüler oldu ve hacılar, hastalıklarından iyileşmek için şifa tapınaklarına (Asclepieia) akın etti. Atina’da, Bergama’da, İzmir’de Asklepios adına tapınaklar kurulmuştur. Bergama’da Asclepion adıyla bilinen sağlık sitesi antik Yunan dünyasındaki üç büyük sağlık sitesinden biri olarak kabul edilir.

Orijinal Hipokrat Yemini “Hekim Apollo ve Asklepios tarafından, Hygieia ve Panacea ve tüm tanrılar tarafından yemin ederim” çağrısıyla başlar.

Gökyüzünde elleri arasında yılanı tutan Asklepios, Orpicus (Yılancı) ve Serpent (Yılan) takımyıldızının daha sonradan birleştirilmesi ile SERPENT takımyıldızını oluşturmuştur.

Takımyıldız Serpens , yılan işleyicisi Ophiuchus tarafından evcilleştirilen bir yılanı temsil eder. Ophiuchus ise şifacı Asclepius’dur.

YILAN SEMBOLÜ

Zehir mi, şifa mı?

Yılan kelime anlamı olarak Latince gelen Serpens, “Sürünen şey” anlamına gelir. Bilgelik, ölüm, diriliş, doğurganlık, üreme ve yaratıcı yaşam gücünü sembolize eden, sayısız antik kültürde en eski ve en yaygın olarak kullanılanlardan bir semboldür. Yeraltı ve yeryüzü arasında yaşamını sürdüren yılan, üç farklı katmanın karakteristik özelliklerini, kendi bünyesinde barındırdığı zıtlıklarla yansıtır.

Ölüm ve kötülük ile ilişkilendirilen kısmı yeraltını; yaratılış ve deri değiştirme özelliği ile yeniden dirilme yeryüzünü temsil eder. Yılanın yeryüzünü temsil eden özellikleri ağaç, yumurta ve su gibi unsurlarla ilişkilendirerek hayatı, üremeyi ve doğurganlığı dolayısı ile ölümsüzlüğü ifade eder.

Bu üç taraf yılanın hem aydınlık hem de karanlık yüzünü ortaya koyar.

Şeytan Yılan (Akrep akrep)

Yılan yaratıcılığı, evrendeki düzene katkı sağlaması ve tedavi edici olmasıyla olumlu ve güzel roller sergilese de insanı baştan çıkaran ve onu tehlikeli yollara yönelten halleriyle de kötücül roller sergiler. Kötücül yönü Güneşin, güneşe ait ruhsal güçlerin düşmanıdır ve insanlığın içindeki karanlık güçleri, ilkel içgüdüsel doğayı temsil eder. Çünkü hem iyi hem de kötü olmak yılanın doğasında vardır. Yılandaki bu düalizm onun çoğunlukla anlaşılmamasına neden olur.

İyileştirici-tedavi edici yılan (Yılan akrep)

Kısa zamanda ölüme neden olabilen zehri ve gömlek değiştirmesiyle de gençleşmeyi ve ölümsüzlüğü çağrıştıran davranışıyla sıra dışı güçleri olan bir varlık olarak değerlendirilmiştir. Yılan ilaç ve zehir ile de bağlantılıdır. Pharmakoneski Yunancada “ilaç” ve “zehir” anlamına geliyordu. Bu yüzden sağlık, tıp ve ecza alanını temsil eder.

Yılanların sağlık veren şifalı bitkileri bulma yeteneğine sahip olduğuna inanılıyordu. Bu özelliği, bitkilerdeki kimyasalları koklama yetenekleri ilgilidir. Ağızlarında kimyasal bir reseptör görevi gören Jacobson organı ile bitkilerdeki kimyasalları koklayarak özelliklerini, analiz etme yetenekleri vardır.

Yılanın zehri, ilahi zehirlenme yoluyla iyileşme, zehirlenme veya genişletilmiş bilinç (ve hatta yaşam ve ölümsüzlük iksiri) sağlama gücüne sahip bitki ve mantar kimyasallarıyla ilişkilidir.

Yaratıcı yılan (kartal akrep)

Üreme, doğum ve gebelikle özdeşleştirilen yılan doğurgan bir eril güçtür. Kadını dölleyen unsur ise, şekli itibariyle spermayı andıran yılandır. Bazı kültürlerde cinsel arzuyu ve tutkuyu temsil ederken, Hinduzim de kundalini enerjisi (yaratıcı yaşam enerjisi) sargılı bir yılan olarak temsil edilir.

Yılan, sürüngenler ailesinin başı olarak kabul edilmiştir. Çeşitli biçimlere bürünen yılan tapıncı dünyanın hemen her yerinde görülür.

Amerikalı yerlilerin yılan höyükleri; Orta ve Güney Amerika’nın taşa oyulmuş yılanları; Hindistan’ın yassı başlı kobraları ; Yunanlıların dev yılanı Python; Druidlerin kutsal yılanı; İskandinavya’nın yılanı Midgard; Burma, Siyam ve Kamboçya’nın Nagaları; Musevilerin tunç yılanı, Orfeus’un mistik yılanı, kehanet tapınaklarının yılanları, Delfi tapınağında rahibenin üzerine oturduğu üçayağın birbirine dolanmış yılanları, Mısır tapınaklarındaki kutsal yılanlar; Firavunların ve rahiplerin başlıklarında çöreklenmiş halde görülen Uraeus. Bütün bunlar yılana duyulan evrensel saygıyı göstermektedir. Kadim gizem okullarında asanın etrafına dolanmış yılan, bir hekimin sembolüdür. Hermes’in yılanlı asası bugün bile tıp mesleğinin işaretidir.

Ureaus

Ureaus Kobra yılanın sembolize edilmiş dik duruşlu şeklidir. Uraeus, Antik Mısır’da egemenlik, hükümranlık, tanrısallık ve ilahi otoritenin sembolü olarak kullanılırdı. Dik kobra görüntüsü yılanın tehdit edici pozudur.

Kadim halkların neredeyse tümünde yılan bilgelik ve kurtuluş sembolüydü. Hristiyanlıkta yılana karşı duyulan antipati, Eden Bahçesi meselinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Yılan gerçek bilgelik ilkesidir; çünkü insanı kendini bilmeye kışkırtır. Kendini bilmek insanın Yehova’ya itaatsizliğiyle sonuçlanmıştır.

Eden Bahçesinin ortasında büyüyen ağaç, omurganın ateşidir; bu omurga ateşinin kullanım bilgisi ise büyük yılanın hediyesidir. Aksi yöndeki yargılar bir yana, yılan Evrensel Kurtarıcı’nın sembolü ve prototipidir. Yaratıma kendinin bilgisini, iyi ve kötü ayrımının farkındalığını vererek alemleri kurtarandır.

Burada üzerinde durulması gereken asıl nokta, insan verilmiş seçim özgürlüğüdür. İyiyi mi yoksa kötüyü mü tercih edeceği insana bırakılmıştır. Yılan semboliği, belki de insanoğlunun dünya gezegeni üzerindeki en büyük sınavını temsil eder. Bu sınav, kendisine verilmiş olan ilahi gücü nasıl kullanacağı üzerinedir. Kötü amaçlarla kullanımı kötülüğü, iyi amaçlarla kullanımı iyiliği, yaratıcılığı, şifayı ve ölümsüzlüğü getirir. Aslında bu nedenle yılan semboliği ile dualite gereği iyi ve kötü kavramları iç içedir.

KUNDALİNİ

Sanskiritçe’den gelen Kundalini’nin kökeni spiral anlamına gelen “kundal”dır. “Ya sarılmış” ya da “Yılan gibi sarmal” anlamına gelirİnsanoğlunun sahip olduğu evrim enerjisidir. Bu enerji insanın organizmasında uyur, hareketsiz potansiyel bir güç halindedir. Kundalini, omuriliğin dibinde, üç buçuk kez kıvrılmış uyuyan bir yılan şeklinde gösterilir. Kundalini hayat enerjisidir ve aynı zamanda cinsel enerjidir. Kundalini enerjisi, kuyruk sokumundan başlar ve ana yedi çakranın bulunduğu bölgelerden geçerek yukarı kadar yükselir.

Bilinç, hayvansal dürtülere daha az odaklanan bir hale gelirse ve üst çakraları yansıtıcı nesnelerle çevrili olursa, hayat enerjisi omurgalarından yukarı doğru akarak tepe çakraya ulaşır.

Orada nihayet sümüksü bedene (İsis) ulaşır ve Ra’yı (kozalaksı bezi) uyandırır ve Kutsal İsmi talep eder. Bu Horus’un gözünün (üçüncü göz) açıldığı süreci işaret gösterir.

Ve ortaya çıkan bu yüksek enerji, ruhsal evrimleşme için kullanılabilir. Böylece bilincin yarattığı tüm dirençlerden kurtulmak, spiritüel yaratıcı güce ulaşmak ve her şeyin sonsuzluğunun bilinir olması mümkün olur.

Serpensteki Yılancı, yılan işleyicisi tutan veya Asklepios onun çubuk etrafına sarılmış olduğu yılan, Kundalini yılanıdır. Çünkü tek bir yılan ve kundalini yaşam gücünü temsil ettiği için; bu enerjinin dengeli akışı sağlık ve uyum için kritik öneme sahiptir.

Bu yaşam gücünün yetiştirilmesi ve yönetimi, sezgisel teşhis ve tedavi hastalıklarını kolaylaştırmak için davul, trans, zikir, halüsinojenikler vb. maddeler kullanan doktor rahiplerin, cadı doktorlarının ve şamanların amacı olmuştur. Bitişik takımyıldızı Ophiuchus Aesculapius, yılan işleyici, yılan oynatan kimse veya doktor ile tanımlanır.

Ancak içindeki yaratım (kundalini-cinsel enerji) enerjisi yüksek olan insan, bu enerji ile ego-beden arasında sıkıştığından kontolünü kaybetmesi çok sık rastlanan bir olgudur.

Konrolsüz kundalini enerjisinin bastırılması ile meydana gelen bir yapı psikolojik bir çok hastalığa  neden olurken, bununun patalojik olarak dışavurumu ise cinsel taciz, tecavüz, sadist ve mazoşist eylemler, ensest, pedofili, nekrofili gibi durumlar yaratabilir. Psikanalistin kurucu Freud’un, “Cinsellik, nevrotik hastalıkların kökeninde yatan nedendir” kuramı bu bağlamda değerlendirilmelidir.

Freud aynı şekilde cinsel arzunun ruhsal platforma dönüştürülebilir olmasına da dikkat çekmiştir. Bir insanın cinsel arzusu ne kadar kuvvetli ise yönünü değiştirmek suretiyle bilim sanat, şifa, yaratıcılık alanlarına getireceği katkı o denli yüksek olacaktır. İdeal olan libidonun yaratıcı sürece kanalize edilmesidir. Ancak pratikte çoğunlukla sonuç başkadır. Ve hayatın kaotik tüm sıkıntıları böyle başlamıştır.

Teosofi nin kurucusu Blavatsky, “Sessizliği Sesi” adlı eserinde, bu konuya felsefik bakış açısı getirmiştir.

Şehvetin memnun edilerek veya tatmin edilerek öldürülebileceğine inanma. Çünkü bu Mara tarafından uyandırılan iğrenç bir inançtır. Şehvet, kötü huyu besler ve bir çiçeğin kalbinde durmadan semiren bir kurtçuk misali, onu geliştirir ve güçlendirir.

Bu parazit, kalbi yiyip özsuyunu içmeden önce, gül, ana gövdeden yeniden doğmalı ve tomurcuklanmalıdır.

ASTROLOJİK ANLAM:

RAS ALHAGUE

Orpicus’un alfası olan Ras Alhague, 22 derece yay burcunda bulunur. Bu bölge şanslı bir bölge olarak kabul edilir. Satürn ve Venüs ile ilahi şanslar verse de olumsuz açılarda tehlikeli olabilir. Zehirlenme, ilaç alerjileri, halüsinatif ilaçlara düşkünlük, depresyon ilaçları, bazen de uyuşturucu bağımlılığı verebilir.  Neptün ile olumsuz açılarda denizden gelebilecek tehlikeleri gösterebilir.

Yay burcu Zeus ile alakalı olduğundan iyi yerleşimlerde bilgi bilgelik, olumsuz açılarda ise fanatizm, dogmatik bakış açısı verebilir.

UNUKALHAİ

Unukalhai, Serpentin alfası olan 20-21-22 derece akrep burcunda bulunur. Kobra yılanı anlamına gelir. Mısır tanırlarını başlarında bulunan UREAUS Kobra yılanıdır. Kobranın bir özelliği vardır. Yılan yiyendir. Saldırgan olsa da özellikle zehirli yılanlarla beslenir.

Bu derecede bir gezegeniniz var ise, bu gezegenin hangi gezegen olduğu, bulunduğu ev, diğer gezegen ve astreoidlerle bağlantısı önem kazanır. Bu sabit, olumlu konfigürasyonlarda doktorluk, cerrahlık, şifacılık, sanat yeteneği veya sezgisel bilgelik verebilir. Ancak bazı olumsuz konfigürasyonlarda zehir, zehirlenme, salgın hastalıklar, allerji, madde bağımlılığı, ters açılarda ise tacize uğrama yada kontrolsüz cinsellik verebilir. Bu gibi durumlarda aldatma, cinsel sapkınlık, takıntılı aşk ilişkileri görülebilir.  Özellikle Retro gezegenlerle bağlantısı geçmiş hayatlarda bu tip konular içinde bulunmak ile ilgilidir. İleri hareketteki gezegenlerde ise bu hayattaki deneyim alanlarımız ve bunlarla ilgili sınavları gösterir.

Akrep burcu Ay, Venüs’te zararlı konumda olduğundan Unukalhai zorlayabilir. Ancak her zaman harita bütünü incelenmelidir. Özellikle yönetici gezegenleri Mars ve Pluto’nu yerleşimleri önemlidir. Örneğin bu derecedeki, Uranüs Neptün Satürn gibi gezegenlerin kişisel gezegenlerle yaptıkları olumlu açılar yüksek düzeyde şifacılık, cerrahlık, yaratım, sanat ya da okült konularda bilgelik verebilir. Eğer akrep yıldızlarını doğru anlarsanız, doğru bir idrak seviyesinde tedavi edici, şifacı, dönüştürücü ve geliştirici bir enerjiye sahip olursunuz. Bu yetenekleriniz hayat yolundaki sınavlarınızdır. Zehir ve zehrin doğru kullanılmasının gücünü temsil ettiği için, kişinin seçimleri kaderini belirleyecektir. Anahtar budur. Zehir mi panzehir mi?

Sahip olunan yüksek kundalini enerjisinin doğru yönlenmesi doğru kanalize edilmesi çok önemlidir. Bunun için yüksek idrak seviyesi şarttır. Bu yüzden meditasyon, yoga, kukai gibi ruhsal gelişim teknikleri fayda sağlar. Ancak kontrol edilemeyen akrep enerjisi düşük enerji düzeyinde psikolojik nevrotik hastalıklara neden olabildiği gibi, kadın erkek ilişkilerinde kaos yaratabilir. Bu da samsarik döngü içinde savrulan ruhlar demektir.


SERPENT-SCORPION-LİBRA

Serpent(yılan) takım yıldızı, scorpion (akrep) ve Libra (terazi) ile gökyüzünde komşu olduğundan, ortak borderlara yani ortak arsalara sahiptir. Bu nedenle bu üç takım yıldızdaki burçlar birbirleri ile bağlantılı çalışır. Büyük resmi görmek, özellikle bu üç takımyıldızın mitolojik ve astrolojik olarak incelenmesi ile mümkündür. Çünkü burası asıl akrepsel etkinin görüldüğü yani yok oluş, dönüşüm ve yeniden doğuş ile birlikte karmik bir bölgedir.

Takım yıldızları astrolojinin en derin ve kadersel konularıdır. Karma astrolojisi bunları astronomik, mitolojik, psikolojik ve felsefik veriler ışığında inceler.

“Sapiens dominabitur astris”

Bilgeli olanlar yıldızlara hâkim olacaktır.

Hilal Çetinkaya

Oğuzhan Ceyhan Astroloji Ekolü

Tüm Çağların Gizli Öğretisi, M. P. Hall

Mitoloji Sözlüğü Yunan ve Roma, Pierre Grimal

Klasik Mitoloji, Barry B. Powel

Sessizliğin Sesi, Helena Petrovna Blavatsky

Dünya Mitlerinde Yılan, folklor/edebiyat, cilt:24, sayı:96, 2018/4 (Medine Sivri, Canan Akbaba)

Oğuzhan Ceyhan Ders notları

https://en.wikipedia.org/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir