SİRİUS

Sirius adı, Yunanca “parlayan” veya “kavurucu” anlamına gelen “Seirios” kelimesinden türetilmiştir. Canis Majör (büyük köpek takım yıldızı) nın alfa yıldızıdır. Türkçe de Akyıldız, köpek yıldızı olarak da bilinir. -1.47 kadir derecesiyle gece gökyüzündeki en parlak yıldızdır. Güneş e 8.47 ışık yılı mesafededir. Sirius A ve Sirius B olarak bilinen ikili yıldızdır. Sirius-A kütle bakımından Güneş’in iki katı olup, parlaklığı 25 kattır. Sirius değişik renklerde titremesinden dolayı birçok insan onu UFO olarak rapor etmiştir.

Sirius tipi çift yıldızlara teleskopla baktığımızda tek bir yıldız gibi görülürler. Bunun nedeni Sirius A’nın güçlü parlaklığının, B yi gizlemesidir. Ancak göremediğimiz yıldızın kütle çekimsel etkisi sayesinde, görebildiğimiz yıldızın hareketlerinde zaman içinde tek bir yıldızdan beklenmeyecek değişimler, yörüngesinde beklenmeyen yalpalamalar meydan gelir. Bu değişimin ölçülmesiyle, göremediğimiz yıldızın varlığını ortaya çıkarabiliriz.

Sirius’un hareketlerindeki düzensizlikleri ilk analiz eden Friedrich Wilhelm Bessel (1784-1846), yıldızın görünmeyen bir arkadaşı olduğu sonucuna vardı. Ancak ilk kez gözlemlenmesi 1862’de Alvan Clark tarafından olmuştur. Yörüngesel periyodu, 49 dünya yılına yakın olarak hesaplanmıştır.

Sirius B, 20. yüzyılın ilk yıllarında keşfedilen en büyük beyaz cücelerden biridir. Bu yıldızlar fazla ışık yaymazlar. Ancak atomik yapılarının aşırı yoğunluğu nedeniyle, inanılmaz bir gravitasyonel çekim sergilerler. Bir beyaz cüce hidrojen ve helyumdan oluşan atomik yakıtını tüketmiş ve çökmüş bir yıldız demektir. Yani bu, diğer elementlerinin son derece yoğun olarak iç içe geçtiği ve artık maddesel yapısını bildiğimiz maddeden farklı olduğu anlamına gelmektedir. Atomlar bu şekilde sıkıştırıldığında, kütle inanılmayacak derecede ağır hale gelir.

Sirius B, Dünya ile yaklaşık aynı boyuttadır. Ancak kütlesi Güneş ile neredeyse aynıdır. Dünyaya yakın büyüklükte olmasına rağmen, dünyadan 400.000 kez daha güçlü bir çekim gücü vardır. Böylece dev Sirius A yı çekimiyle etkileyebilmekte ve birbirleri çevresinde dönmektedirler.

Her 49 yılda bir en yakın yaklaşımda İki yıldız birbirine yaklaştıkça, aralarında büyük manyetik fırtınalar oluşur ve gelgit kuvvetlerinin güçlenmesi sonucunda her iki yıldız da daha hızlı dönmeye başlar. Şu an birbirlerinden oldukça uzaktalar. Yıldızlar 2019’da en uzak mesafedeydi. 2044’te ise tekrar en yakın yaklaşıma gelecek.

SİRİUS C

Bazı araştırmacılar (Duchner ve Brown 2000 öncesi baskı-postscript’te), Sirius B yörüngesinde altı yıl civarında bir bozulma buldu. Bu olay, her iki yıldızın etrafında sabit yörüngelerin var olduğunu düşündürse de, yapılan analizler, bozucu gövdenin Sirius A veya B’nin etrafında dönüp dönmediğini tam olarak çözemedi. Sistemin üçüncü bir yıldız bileşen olan Sirius C’ye sahip olup olmadığı konusunda destekleyici bir kanıt henüz bulunamasa da konu bir çok astronomun merakını cezbetmeye devam etmektedir.

Mavi beyaz bir yıldız olan Sirius’un rengi yüzyıllar boyunca bazı tartışmalara neden oldu. İlginç bir şekilde eski çağlarda kırmızı bir yıldız olarak gözlemlenmiştir. Ünlü matematikçi ve astronom Ptolemy (M.S.2yy), Sirius’un ateş kırmızısı bir yıldız olduğunu nitelendirmiştir. Sirius’un renginin bu kadar sürede kırmızıdan mavimsi-beyaza dönüştürmesi mümkün değildir. Bu durum Sirius paradoksu olarak bilinir. Hala çözülmemiş bir gizem olarak kalmıştır.

KIŞ ÜÇGENİ

Kış aylarında, Sirius akşam gökyüzünde çok belirgindir. Geceleri güney gökyüzüne doğru doğudan batıya hareket eden mükemmel bir eşkenar parlak yıldız üçgeni olan Kış Üçgeni’nin bir parçasıdır. Mitolojik olarak Canis Major (Büyük Köpek) takımyıldızı ve Canis Minor (Küçük Köpek) takımyıldızının, Avcı Orion’u takip eden köpekleri temsil ettiği söylenir.

Batı Afrika’daki Mali’deki ilkel bir halk olan, Dogonlar, Sirius hakkında teleskop kullanmadan imkânsız olan birçok bilgiye sahiptir. Dogonlar, yıldızın 49 yıllık yörünge dönemini ve batılı gök bilimcilerden önce ikili bir yıldız olduğunu biliyordu. Ayrıca Sirius A ve B’ye eşlik eden, sistemdeki üçüncü yıldız olarak Sirius C nin de varlığını kabul ederler. Dogonlar sadece Sirius değil, güneş sistemimizdeki diğer gezegenler hakkında da bilgi sahibidirler.

Sirius ile ilgili bu bilgiler başta Sümer ve Eski Mısır’da (M.Ö.5000) biliyordu. Eski toplumlarda, mitolojik hikayelerde hayatın kaynağı olarak görüldüğünden, kutsal kabul edilmiştir. Sirius çok ezoterik ve gizemli bir yıldızdır.

Hilal Çetinkaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir