JÜPİTER 1.BÖLÜM – MİTOLOJİSİ

ZEUS

Babası Uranos’u alt ederek altın çağı başlatan Kronos, titanların 2. kuşak lideriydi. Toprak ana(Gaia) ve baba Uranos, oğullarından birinin bir gün Kronos’u devireceği kehanetinde bulundu. Bu kehanet yüzünden Kronos her yıl Rhea’nın kendisi için doğurduğu çocuğu yuttu. Rhea bu durumdan kurtulmak için en küçük oğlu Zeus doğunca taşa sarılı bir kundağı Kronos’a verdi. Kronos taşı yutar.

Rhea’da Zeus’u Gaia’ya emanet etti. Gaia da onu İda dağındaki bir mağaraya sakladı. Keçi peri Ameltia bakımını üstlendi. Onu keçi sütü ve bal ile büyüttü. Zeus keçi ölüğü zaman postunu kendine zırh yapmıştır. Bu zırhı titanlarla olan savaşta kullanmıştır. “Aigis” işte bu zırhtır.

Zeus İda’daki çobanların arasında büyüdü. Ergenlik çağına geldiğinde iktidarı ele geçirmeye karar verdi. Babasını, annesinin yardımıyla bir ilaç vererek kusturdu. Kronos ilk olarak taşı ve sonra da Zeus’un diğer kardeşlerini kustu. Sağlıkları yerinde olan bütün kardeşler duydukları minnetten dolayı Zeus’ dan, Kronos gücünü kaybettiği için, kendilerine lider olarak dev Atlas’ı seçen Titanlara karşı başlatacakları savaşta kumandanlık yapmasını istediler.

Titanlarla ve Satürn ile yapılan savaş on yıl sürdü. Kendisine destek olmaları için, daha önce Kronos tarafından Taratoros’a hapsedilen yüz kollu canavarları ve Kyklopları (tepegöz) kurtardı. Bunun üzerine Kykloplar (tekgöz) ve yüzkollular Zeus’a, saldırı silahı olarak meşhur yıldırım demetini, Hades’e görünmezlik miğferini ve Poseidon’a da üç dişli yabayı verdiler. Bu üç kardeş savaş planlarını hazırladılar. Çetin geçen savaşlardan sonra Zeus ve Olimposlular bu savaşı kazandı. Titanlar Tartaros’a hapsedildiler.

Bunu başka bir savaş izledi. Büyükanne Gaia, Titan’ları hapse attığı için ona kızmış ve saf değiştirmişti. Bu yüzden çocuklarından Gigantları(devler) onun intikamını almak için çağırdı. Ama Olimposlular bir kez daha galip geldi. Bu, Gaia’yı daha da öfkelendirdi, bu yüzen Typhon’u doğurdu. Typhon, belden aşağısı yılan şeklinde, tanrıların dahi korktuğu dev bir yaratıktır. Yanardağ tanrısı olarak da tanımlanır. Zeus ona direndi. Üzerine yıldırımları fırlatıp babasının tırpanı ile saldırdı. Ancak yaralandı. Hermes ve Pan’ın yardımları ile iyileşti ve sonunda bu devi de yendi.

Böylece bütün savaşlardan galip çıkan Zeus üçüncü kuşak tanrıların kralı olur. Erkek tanrılar egemenliklerini belirlemek için kura çektiklerinde Zeus’a gökyüzü, Poseudon’a deniz, Hades’e de yeraltı tanrılığı çıktı. Ancak Zeus gök tanrısından fazlasıdır. Olympos dağında yaşayan baş tanrıdır. Aynı zamanda evlerin ev halklarının da koruyucusuydu ve istendiğinde insanları öldürebilir veya yüceltebilirdi.

Aiskhylos yazısında Zeus’u söyle anlatır:

“Zeus soluduğumuz havadır, zeus yaşadığımız dünyadır, Zeus gökyüzüdür. Zeus her şeydir ve bundan ötesi yoktur.”

Poseidon üç dişli mızrağını, denizde fırtınalara olduğu kadar depremlere de neden olmak için kullandı, ancak ölümlülere, kendileri için çalışmak üzere atları eğitmeyi, gemiler inşa etmeyi de öğretti. Hades, ölümlülere, uygun cenaze törenleri düzenleyerek, belirli defin ayinlerini uygulayarak ölüye saygılı olmalarını öğretti.

Zeus, Olympos kraliçeliğinin yanı sıra evlilik ve doğum tanrıçası da olan kız kardeşi Hera’yla evlendi. Hestia, aile ocağının koruyucusu oldu. Ölümlülere nasıl ev inşa edileceğini öğretti. Demeter, ekinler tanrıçası oldu. Ölümlülere yabani darının tanelerini saklamayı, büyümesini, istedikleri yere ekmeyi, olgunlaşan bitkileri biçmeyi öğretti. Zeus, diğer pek çok tanrının babası oldu. Athena el sanatları, el işçiliği, savunma savaşları tanrıçası; Apollon kehanet, tıp, atıcılık tanrısı; Artemis av tanrıçası, Hermes Zeus’un habercisi, Persephone yeraltı dünyasının kraliçesi, Ares savaş tanrısı ve Hephaistos şanlı demirciydi. İktidarı titanların egemenliği sona erdirmiş, tanrıların egemenliği başlatmıştı.

Titan ya da tanrıların soyundan gelen birçok Nympha’yla, insanın yaradılışından sonra da sayısız ölümlüyle beraber olmuş ve bu evlilik dışı birlikteliklerinden birçok çocuk dünyaya gelmişti. Döl verip üretmek, genişlemek Zeus’ta bir tanrı inayeti olarak görülmüştür. Zeus’un Kronos ve Titanlara karşı zaferi, bir halkın diğerine karşı siyasal zaferini yansıtırken, karısı Hera dahil diğer ana tanrıçalarla olan ilişkileri, istilacıların dinlerinin yerleşik dinlerle olan kaynaşmasını sağlayan uzlaşmayı temsil eder. Bu şekilde ataerkil kültürünü geniş bir coğrafyaya yayarak iktidarını sağlamlaştırması mümkün olmuştur.

Zeus’un on dört ölümlüden doğmuş olan, yirmi bir ünlü çocuğundan tanrı olan Hermes ile Dionysos’un dışındakilerin hepsi kral veya kraliçe olmuşlardır. Aralarında, Herakles gibi sonradan tanrılaştırılmış olanlar da bulunmaktadır. Zeus’un soyundan gelenlere diğer tanrı ve tanrıçaların çocukları da eklenince, mitosta önemli işler yapan, şehirler kuran, savaşlar kazanan kahramanların sayısı artmış ve mitoloji öyküler bu yüzden çeşitlenmiştir.

Athena, Apollo, Artemis, Hermes, Persephone, Dionysos, Perseus, Herakles, Truvalı Helen, Minos ve Muses bu tanrısal kahramanlardan bazılarıdır. Bunun yanında efsanelerdeki büyük ailelerin çoğu da yine kendilerinin Zeus tan gelme sayarlar. Örneğin Heraklesoğulları, Perseusoğulları, Kadmos soyu, Troialılar, Arkadhialılar…

Zeus’un İktidarı

Eski Hint Avrupa dillerine “parlamak” veya “gökyüzü” anlamına gelir. Işık aydınlık, gök ve yıldırımlar tanrısıdır. Roma da Jupiter (gök baba), Hint tanrılarından Dyaus Pitar, Sümer de Marduk, Hititler Teşub, İskandinav mitolojisinde Odin olarak tanımlanır.

Genellikle, Zeus, bir elinde bir asa, diğerinde bir yıldırımla ve otoritesinin her iki sembolü ile tasvir edilir. Bazen meşe yaprağı bir taç giyerdi (Meşe kutsal ağacı olarak kabul edilirdi). Aegis yani keçi derisi Zeus’un sembollerinden biriydi. Keçi derisinden yapılmış bir kalkandan türemiş bir semboldür. Bunu genelde Athena’ya ödünç verir. Silahı titanlar ve canavarlala savaşırken kullandığı yıldırımdır. Sembol hayvanı gücü, bereketi ve cinsel gücü nedeniyle boğa, ayrıca göklerin hâkimi olan kartaldı.

Kökenleri tam olarak bilinmeyen titanlar genel olarak doğadaki konrolsüz güçleri temsil ederler. Zeus onlarla savaşında sadece kaba kuvvetle baş edemez. Yeni bir iktidar sitemi kurar. Geçmişin yanlışlarını düzelterek, Kronos’un hapsettiği Kykloplar ve yüzkollulardan destek alır. Kardeşleri ile uzlaşır. Stratejik davranan bir devlet adamdır.

Zeus’un zeka ve bilgelik tanrıçası Metis ile evliliği, daha sonra onu yutarak kafasından Athena’nın doğumu Zeus’u un iktidarını zeka ve bilgelikle güçlendirmesi anlamına gelir.

İkinci karısı Themis, (düzen veya evrenin değişemez yasaları) dünyanın kanun ve düzen ile yönetildiği düşüncesini temsil eder. Bu birliktelikten doğan Horalar (mevsimeler), Morialar (yazgı-kader) anlamına gelir. Zeus un kendisi dahil herkes kader karşısında düzene tabidir.

Zeus un resmi eşi Hera’dır. Roma’da Juno olarak bilinir. Hera evlilik doğurganlık tanrıçasıydı. Aileyi koruyucu özelliğe sahipti. Zeus un çapkınlıklarına çok sert tepkiler vermesine rağmen her zaman ona sadık kalmıştı. Ares, Hebe ve Hephaistos u çocuklarıydı.

Yalnız semavi olayları yönetmekle; yağmur yağdırmak, şimşekler, yıldırımlar fırlatmakla kalmazdı. Yeryüzünde düzenin ve adaletin korunmasını sağlardı. Zeus insanlardan yazılı olmayan bir onurlu davranış yasasına uymalarını bekler, bu düzene uymayanları da şiddetle cezalandırırdı. Öfkesi ise korkunçtu.

Yeminlere bağlı kalınmasına, konuklara karşı görevlerin yerine getirilmesine nezaret ederdi. Krallık gücünün ve genel olarak sosyal hiyerarşinin kefilidir. Hemen her çıkan kavgaya müdahale eder, anlaşmazlıkları çözerdi. Bu yetkilerini yalnız insanlara karşı değil, tanrılar topluluğu içinde kullanır. Kendisi de kader hükmüne tabidir. Onun sözcülüğünü yapar ve onu öteki tanrıların fantazilerine karşı korur Ayrıca iyiliklerin ve kötülüklerin dağıtıcısıydı. Zeus, bu nedenle bereket ile alakalıdır.

Hilal Çetinkaya

Kaynaklar: Mitoloji Sözlüğü Pierre Grimal, Klasik Mitoloji Barry B. Powel, Dünya Mitolojisi Donna Rosenberg.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir