ASTROLOJİ VE PSİKOLOJİ

Carl Gustav Junk ,psikiyatri ve astroloji…

Modern Psikiyatri’nin kurucusu kabul edilen Sigmund Freud’un, kişisel bilinçaltı olarak nitelendirdiği kavram, Carl Gustav Junk a göre çok daha derin anlamlara sahiptir.

Freud ile bir dönem birlikte çalışan, Junk’ a göre bu kavram tüm insanlığın kollektif bilinçaltıydı. Junk bireylerin psikolojik sorunlarının temelinde birey ile tüm insanlık arasında bir bağlantı olduğunu söyler. Eski mitolojik bilgileri ve sadece insanlık tarihinin değil, insan öncesi evrimin de ürünü olan, herşeyin en saf halini oluşturan arketipleri inceleyerek kişilerin ruhunda kemikleşmiş olan sorunların kaynağına inmiştir.

Örneğin şizofrenik kişileri araştırırken sorunun sadece kişisel bastırma ile, ilk çocukluk çağlarındaki olaylar ile açıklanamayacak bir nedene dayanması sonucunda zihinde daha derin bir yüzeyin gerektiğini düşünüyordu. İşte kollektif bilinçaltı kavramına bu şekilde ulaşmıştı.Bir insanın yılandan korkması için yaşamının bir alanında yılan tarafından saldırıya uğraması gerekmiyordu.Bu tip korku eğilimleri atalarımızın kuşaklar boyu yaşantıları sonucu bize aktarılmış ve beyin dokumuza işlenmiştir.

Kollektif bilinçaltının araştırılmasına ömrünü veren Junk rüyalarını ,fantazilerini , hayallerini incelemiş; tüm bunların devamında astroloji ile tanışmış. Aradığı bazı soruların cevaplarını bu alanda bulmuştur.

Çünkü astroloji, zengin bir antik sembol kaynağıdır ve Jung’un ezoterik inançları da göksel cisimlerin insanların gözündeki anlam ve önemlerine kadar uzanmıştır. Jung, bu konuyla ilgili olarak, “Astroloji, antik çağların psikolojik bilgilerinin bir özetini temsil eder,” şeklinde yazmıştır. Jeff Mayo da, Jung’un 1948 yılında yazdığı bir mektuptan, şu satırları alıntılar: “[Zor] vakalarda, tamamen farklı bir açıdan daha derinlemesine bir bakış yakalayabilmek için genellikle bir horoskop çıkartırım. Şunu söylemeliyim ki, astrolojik verilerin onlar olmasa anlayamayacağım bazı noktalara ışık tuttuğunu gördüm.”

Bu nedenle astroloji hem bir kişilik teorisi, hem de tanı aracıdır.

Ayrıca eşzamanlılık kavramını ortaya atan Junk, hayatımızda yaşadığımız ve tesadüf olarak nitelendirdiğimiz tüm olayları eş zamanlılık kavramı ile tanımlamıştır. Yaşadığımız herşeyin anlamlı bir nedeni ve bağlantısı vardır. Gökyüzünün hareketleri bu eşzamanlılık kavramı ile bağlantılı çalışır.

Psikiyatri biliminin kurucusu olarak kabul edilen Freud ile bir dönem çalışmış olsa da, onun geleneksel anlayışın dışına çıkmayışı, herşeyi kişinin bireysel bilinçaltına bağlaması, cinsellik konusunda göndermelerini aşırı bulması nedeniyle görüş ayrılıkları yaşamış, kendi psikiyatri anlayışını geliştirerek analitik psikiyatri okulunu kurmuştur.

Dönemin uzmanları onun bilimden uzaklaştığını, mistizm ile ilgilenmeye başladığını bunun sonucunda da ciddiyetini kaybettiğini düşünmüşler ve hak ettiği saygıyı göstermemişlerdir.

Psikiyatrideki Freud hâkimiyeti öylesine belirgindir ki, ondan birkaç adım daha ileride olmalarına rağmen Adler, Horney gibi önemli psikiyatrlar dahi onun gölgesi altında ezilmiş, hak ettikleri saygıdan yoksun kalmışlardır.

Hayatımızda dokunmadığımız görmediğimiz, beş duyumuzla kavrayamadığımız her kavramı reddetme eğilimi ve içgüdüsü, materyalist insanlığın çıkmazıdır aslında. Oysa ki şu an dahi klasik fizik anlayışını yerle bir eden kuantum mekaniği , string teorisi gibi keşiflerin bu tip soyut kavramların bilimsel tabanlı gerçeklikler olduğunu gözler önüne seriyor.

Yine Oğuzhan Ceyhan hocamın biz öğrencilerine aktardığı bir sözü paylaşmak isterim. “Şizofreni ile ruhsallık arasındaki çok ince bir çizgi vardır. Aradaki farkı ancak eşzamanlılıklarla çözebilirsiniz.”

O yüzden ruhsallık ve astroloji gibi kavramların günümüzde her önüne gelen kişiler tarafından içlerinin boşaltılması toplum içinde gerçek astroloji bilimi ile uğraşan kişilerin itibarsızlaştırılmasına neden olmuştur. Tüm bunlar Oğuzhan Ceyhan Karma Astroloji Akademisi ailesinin , bilim tabanlı astroloji eğitimlerinin öncelikle bizlerin kişisel gelişimlerine, dolaylı olarak da toplumsal dönüşüme katkı sağlayacağına inancım sonsuzdur.

01.08.2017