ANALİTİK PSİKOLOJİDE GÖLGE KAVRAMI

Gölge arketipi, kişiliğin karanlık kısmını ifade eder. Jung, kişinin toplumsal yönünü sürdürebilmesi için gölgenin persona (maske) tarafından baskılandığını belirtir. Bunun nedeni gölgenin dürtüsel, ilkel, güçlü ve tehlikeli olmasıdır.

Şüphe, öfke, korku, bunalımlar, alkol kullanımı gibi durumlarda kişiliğimizdeki egonun denetimi ortadan kalkar ve gölge tarafımız etkin bir şekilde kendini gösterir. Bunu aslında kendimizde olan sevmediğimiz özellikleri, başkalarına atfetme şeklinde nitelenen “Yansıtma”larda da gözleyebiliriz.

Bu arketipin en yaygın tezahürü kişiliğin ortaya çıkmamış, karanlık ve tehlikeli tarafını temsil eden Şeytan’dır. Gölgenin diğer arketipsel imgeleri cadı, büyücü, hilebaz vb. ile ortaya çıkar.

Ancak Jung, gölgeyi bastırmanın ve onu yadsımanın yararsız, hatta zararlı etkilere yol açabilecek bir çaba olduğunu belirtir. Kişinin ruhsal ve bedensel sağlığı, gölgesiyle barışık yaşamayı öğrenmesine bağlıdır. İnsanın gölgesini fark edip, onu kontrol ettiği sürece bütünlüğe ulaşabileceğini savunur. “Kendi karanlık tarafını bilmek, diğer insanların karanlık tarafları ile uğraşabilmek için en iyi metottur” der.

İyi insan gölgesine hâkim olduğu için, kötülüğü yenebilecek güce sahiptir. Karanlıkla ile mücadele için gölgesini kullanabilir.

Ona göre, ego ve gölge iş birliği yaptıklarında kişi kendini yaşam dolu hisseder; zihinsel işlevleri canlanır, bedensel etkinlik artar. Gölge yaratıcılık ve ilhamın da kaynağı olarak görülür. Kontrollü kullanıldığında, hayat ile mücadele etme, dışarıdan gelen zararlı etkilere karşı savunma kapasitemizi gösterir.

Gölge yönümüzü tanımak, kusursuz olmadığımızı kabul etmemiz için bize gereken alçak gönüllüğü sağlar.

Çağımızın “gölge” ve ruhun daha alt konumdaki parçası olarak düşündüğü şey sadece olumsuzlukları barındırmaz. Kendimizi tanıdıkça yani kendi ruhumuzu keşfettikçe, içgüdülerimizle karşılaşırız ve onların imgelerle dolu dünyası içinde, ruhun içinde uyuklamakta olan ve her şey yolunda gittiği sürece bizim fark ettiğimiz nadiren güçlere ışık tutar.

Bunlar, müthiş bir etkinli sahip potansiyel güçlerdir. Bu güçlerin ve bunlarla bağlantılı imgelerin ve düşüncelerin olumlu ve yapıcı bir alana mı yoksa felakete mi yöneleceği tamamen bilinçli aklın hazırlıklı olmasına ve yaklaşımına bağlıdır.

Bir insanı kötü yapan, gölge üzerindeki kontrolünü yitirmesidir. Buna en büyük neden olan faktörler korku, öfke duyguları ve psikolojik buhranlardır.

Seri katillerde bu durum çok belirgindir. Gölge tarafından ele geçirildiklerinin fakına varmazlar. Yaptıklarını savunurlar. Gölgeleri tarafından o kadar ele geçirilmişlerdir ki, kötülerle mücadele ettiklerine inanırlar. Bu nedenle gölge üzerindeki denetim kaybedilirse ilk zarar vereceği sahibidir.

“Bir canavarla savaşan biri, bu süreçte canavara dönüşmemeye dikkat etmeli. Çünkü bir uçuruma yeterince uzun bakarsanız, uçurum da size geri bakacaktır.” Neitzsche

Astrolojik haritalarda, gölge yönümüzü gösteren faktörler 4-8-12.ev çözümlemeleri ile görülür. Ancak ruhumuzun gerçek gölgesi, çok derinlerde kendimize bile itiraf edemediğimiz yeri LİLİTH gösterir.

Haritamızdaki Lilith noktasının açılımı, kendi gölgemizin karşılığında, başımıza gelecek kötülüklerdir. Karmik hataların karşılığı ne tip karanlıklarla karşılaşacağız? İyi açıları bu karanlığı kontrol gücümüzü gösterirken, kötü yerleşimleri başımıza gelebilecek zararları veya bizim başkalarına yapabileceğimiz kötülük potansiyellerini gösterir.

Hilal Çetinkaya

Keşfedilmemiş Benlik (Carl Gustav Jung)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir